DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

TürkAkım’da vanalar açıldı

Rusya’nın doğal gazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletecek TürkAkım doğal gaz boru hattı düzenlenen törenle açıldı. Vananın açılışı Başkan Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin birlikte yaptı. Rus doğal gazı Karadeniz’in altına döşenen borularla Kıyıköy’den Avrupa’ya ulaştı.

08.01.2020
50
A+
A-

Rusya’nın doğal gazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletecek TürkAkım doğal gaz boru hattının açılışı bugün İstanbul’da düzenlenen törenle gerçekleştiriliyor.

TürkAkım doğal gaz boru hattının hizmete girmesi dolayısıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sırbistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov katıldı.

Cumhur Başkanı Erdoğan, açılışı töreninde önemli açıklamalarda bulundu. İşte Cumhur Başkanı Erdoğan’ın açıklamalarında satır başları:

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin ve heyeti başta olmak üzere, açılışa teşrif eden tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Sizleri ülkelerimiz ve bölgemiz açısından böylesine anlamlı bir açılış programı vesilesiyle İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum.

Öncelikle ilk haftasını geride bıraktığımız 2020 senesinin ülkelerimiz, halklarımız ve tüm dünya için esenlikler getirmesini diliyorum. Sizlerin şahsında tüm dostlarımızın yeni yılını gönülden tebrik ediyorum.

Türkiye ile Rusya arasındaki yakın işbirliğinin son nişanesi olan TÜRKAKIM doğalgaz boru hattının açılışı münasebetiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz.

“HATTI BAŞARIYLA TAMAMLADIK, ŞİMDİ AÇILIŞINI YAPIYORUZ”

TürkAkım, Rus dostlarımızla beraber büyük emek harcadığımız, hem ikili ilişkilerimiz, hem de bölgemizdeki enerji haritası bağlamında tarihi nitelikte bir projedir. Projenin hattının deniz bölümünün tamamlanması münasebetiyle değerli dostum Putin’le geçtiğimiz yıl yine İstanbul’da bir tören düzenlemiştik. Allah’a hamdolsun geride bıraktığımız bir sene içerisinde, hedeflediğimiz şekilde hattı başarıyla tamamladık ve işte şimdi açılışını yapıyoruz.

Proje sayesinde 31,5 milyar metreküplük doğal gazın 15,75 milyar metreküpü aracı hiçbir ülke olmadan doğrudan ülkemize ulaşacaktır. Böylece 15 milyon hanenin yıllık doğal gaz ihtiyacını da karşılamış olacağız. TürkAkım Projesinin ülkelerimiz ve bu hattan faydalanacak tüm dostlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Projenin hayata geçirilmesinde emeği ve katkısı olan herkese şükranlarımı sunuyorum.

“81 İLİMİZİN TAMAMINA DOĞALGAZ ARZI SAĞLAMIŞ BULUNUYORUZ”

Türkiye, OECD ülkeleri arasında 10’uncu en büyük enerji piyasasına sahiptir. Bugün itibariyle 81 ilimizin tamamına doğalgaz arzı sağlamış bulunuyoruz. Nüfusumuzun yüzde 79’u, yani 53 milyon vatandaşımız doğal gazı aktif bir şekilde kullanıyor. Bu sayı yaptığımız altyapı yatırımlarıyla gün geçtikçe artıyor.

“HEDEFİMİZ, ÜLKEMİZİ KÜRESEL ENERJİ MERKEZLERİNDEN BİRİ HALİNE GETİRMEKTİR”

Avrupa ülkelerinin proje kapsamındaki ikinci hattan gelecek Rus gazına yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz. Türkiye olarak, son yıllardaki yatırımlarımızla, kendimizle birlikte bölge coğrafyası için de önemli bir doğalgaz arz kapasitesi ve ticaret merkezi oluşturacak altyapıya kavuştuk. Bundan 1 ay önce bölgemizin en stratejik hatlarından biri olan TANAP’ı, aziz kardeşim Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le birlikte resmen hizmete açtık.

“Enerji’nin ipek yolu” olarak görülen TANAP’la, 16 milyar metreküplük Azerbaycan doğalgazını Türkiye ve Avrupa’nın istifadesine sunduk. İlerleyen yıllarda TANAP’ın taşıma kapasitesini önce 24 milyar metreküpe, inşallah ardından da 31 milyar metreküpe çıkarmayı planlıyoruz.

Ayrıca, yeni arz kaynaklarının ortaya çıkarılması ve mevcut rezervlerimizin geliştirilmesi doğrultusunda karada ve denizde hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinin artırılması için çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, ülkemizi küresel enerji merkezlerinden biri haline getirmektir.

Türkiye olarak kesinlikle bölgesel gerilim peşinde değiliz, asla da olmadık.

“GELİN AKDENİZ’İ ÇATIŞMA DEĞİL, İŞBİRLİĞİ SAHASINA DÖNÜŞTÜRELİM”

Doğu Akdeniz’de süren hidrokarbon arama faaliyetlerimizin tek amacı, ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin menfaatlerini korumaktır. Her fırsatta tekrarladığımız gibi, Doğu Akdeniz’de ülkemizin dışlandığı hiçbir projenin ekonomik, hukuki, diplomatik bakımdan hayata geçme şansı yoktur.

Akdeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahip Türkiye’nin, bu bölgeyle ilgili her türlü projede söz söyleme hakkı elbette olacaktır. Buradan tüm kıyıdaş ülkelere yaptığımız işbirliği çağrımızı tekrarlamak istiyorum. Gelin tarih boyunca medeniyetlere beşiklik yapmış Akdeniz’i çatışma değil, işbirliği sahasına dönüştürelim. Bize bir adım gelene çok daha fazlasıyla gitmeye hazırız. Karşılıklı saygı ve hakkaniyet temelinde her türlü işbirliğine varız.

Gerek TANAP, gerekse bugün açılış gururunu yaşadığımız TÜRKAKIM, ülkemizin işte bu vizyonunun en somut nişanesidir. Muhataplarımızdan beklentimiz, Türkiye’nin uzattığı bu samimi işbirliği elini geri çevirmemeleridir.

“KOMŞUMUZ RUSYA İLE MÜNASEBETLERİMİZ ÇOK DAHA KÖKLÜDÜR”

Bu sene Rusya Federasyonu ile modern dönemdeki diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 100’üncü yılını kutluyoruz. Ancak, komşumuz Rusya ile münasebetlerimiz çok daha köklüdür.

Osmanlı Sultanı İkinci Bayezid’e 1492 yılında Çar Üçüncü İvan’ın gönderdiği mektup, Türk-Rus ilişkilerinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla iki komşu devlet arasındaki münasebetler, 500 seneyi aşan bir derinliğe ulaşıyor. Avrasya coğrafyasının iki köklü devletinin işbirliği yaptıklarında, bunun hem insanlarımız, hem bölgemiz için nasıl olumlu neticeler getirdiğini biliyoruz.

İstiklal Harbimizde Rus dostlarımızdan gördüğümüz desteği unutabilmemiz mümkün değildir.

Soğuk Savaşın en keskin dönemlerinde dahi Rusya ve Türkiye, komşuluk hukukunun zedelenmesine müsaade etmemişlerdir.

“KOMŞUMUZ RUSYA İLE MÜNASEBETLERİMİZ ÇOK DAHA KÖKLÜDÜR”

Son dönemde de, fikir ayrılıklarımızın ortak çıkarlarımızın önüne geçmesine izin vermedik. Sayın Putin’in güçlü iradesiyle ilişkilerimizde çok farklı bir ivme yakaladık. 1980’lerde 300-400 milyon dolar civarında seyreden ticaret hacmimizde, artık 100 milyar dolarlık hedefi konuşuyoruz.

Özellikle son 3 yılda ikili ticaretimizde düzenli artış yaşıyoruz. Turizmde her sene yeni bir rekor kırılıyor. Müteahhitlerimizin Rusya’da üstlendikleri işlerin toplamı 75 milyar dolara ulaştı. Karşılıklı yatırımlarımız 10’ar milyar doları aştı.

“TÜRKAKIM PROJESİ İSE YENİ DÖNEMİN SEMBOL ESERLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR”

Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinde de ciddi bir aşamaya geldik. İnşallah ülkelerimiz için son derece önemli olan bu projeyi de planladığımız takvime uygun şekilde tamamlayacağız. Bugün açılışını yaptığımız TürkAkım projesi ise yeni dönemin sembol eserlerinden biri olacaktır.

Sahip olduğumuz potansiyeli tam manasıyla harekete geçirdiğimizde, ortaya çıkacak katma değerden tüm bölgenin istifade edeceğine inanıyoruz.

Tıpkı bir Rus atasözünde ifade edildiği gibi “akıllı yol arkadaşı, yolun yarısı” demektir.

Biz de “önce refik sonra tarik” diyen, yani yol kadar yol arkadaşının da önemli olduğuna inanan bir milletiz. Türk-Rus dostluğu, ortak projelerle son yıllarda bu gerçeği defalarca ete kemiğe büründürmüştür. İnşallah önümüzdeki dönemde de Türkiye ve Rusya’nın, iki komşu ülke olarak yol arkadaşlığını kararlılıkla sürdüreceklerine inanıyorum.

“KÖRFEZ BÖLGESİNİN VESAYET SAVAŞLARININ SAHNESİ HALİNE GELMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Sizlerin de takip ettiği üzere son dönemde bölgesel hadiseler bakımından oldukça sancılı günler yaşıyoruz. Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile komşumuz İran arasında bir süredir devam eden gerilim, hiç arzu etmediğimiz bir noktaya ulaştı. Türkiye olarak ne Irak’ın, ne Suriye’nin, ne Lübnan’ın, ne de deniz yoluyla enerji ticaretinin yüzde 30’dan fazlasının yapıldığı Körfez bölgesinin vesayet savaşlarının sahnesi haline gelmesini istemiyoruz.

Bilhassa komşumuz Irak, zaten sıkıntılı olan istikrarını tamamen kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

“DEAŞ VE PKK TERÖRÜYLE MÜCADELESİNDE IRAK’A HER ALANDA DESTEK VERDİK”

Irak Türkmenlerinin selameti de bizim için kendi vatandaşlarımızın güvenliği kadar önemlidir. Arabı, Kürdü, Türkmen’i, Şii’si, Sünni’siyle Irak halkının tamamı bizim özbeöz kardeşimizdir. Türkiye olarak bu konudaki hassasiyetimizi daha önce de farklı vesilelerle açıkça ortaya koyduk. Yaklaşık 30 yıldır kargaşa ve çatışmalarla anılan Irak’ın, toprak bütünlüğünü koruyarak, yeniden huzura kavuşması için büyük çaba harcadık. DEAŞ ve PKK terörüyle mücadelesinde Irak’a her alanda destek verdik.

“AMACIMIZ; GERİLİMİ DÜŞÜREREK, YENİDEN AKLISELİMİ HAKİM KILMAKTIR”

Mezhepçilik taassubunun bu ülkeyi esir almasını engellemek için, Irak halkını oluşturan tüm gruplarla düzenli temas halinde olduk. Savaş tamtamlarının çaldığı bu kritik süreçte de, diplomasinin tüm kanallarını kullanarak tansiyonu düşürmeye çalışıyoruz.

Bu çerçevede son bir haftada çok sayıda liderle telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Dışişleri Bakanımız da muhataplarıyla yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Amacımız; gerilimi düşürerek, yeniden aklıselimi hâkim kılmaktır.

“COĞRAFYAMIZDA ARTIK YENİ BEDELLER ÖDEMEYE KİMSENİN MECALİ KALMAMIŞTIR”

Bölgemiz, son 20 yıldır devam eden çatışmalar sebebiyle zaten bitap düştü. Farklı güçler arasında sürdürülen vekâlet savaşlarının bedelini, maalesef, Irak’tan Suriye’ye kadar milyonlarca masum kardeşimiz ödedi. Asırlardır esenlik ve barış diyarı olan İslam medeniyetinin kadim şehirleri birer enkaza dönüştü. Kardeşin kardeşe düşmanlaştırıldığı bu tablodan da en fazla bölgeyle ilgili hesabı olan dış güçler faydalandı. Coğrafyamızda artık yeni bedeller ödemeye kimsenin mecali kalmamıştır.

Hiç kimsenin, sadece kendi çıkarları uğruna, Irak başta olmak üzere tüm bölgeyi yeni bir ateş çemberine atmaya hakkı yoktur. Tüm taraflarla konuşabilen bir ülke olarak, diplomasi trafiğimizi çok yönlü bir şekilde devam ettireceğiz. Elimizdeki tüm imkanları seferber ederek bölgemizin kan ve gözyaşına boğulmasına izin vermeyeceğiz.

Bu süreçte Rusya Federasyonu ve Değerli Dostum Sayın Putin’le de sürekli diyalog ve istişare halinde olacağız. Rus dostlarımızın da katkısı ve destekleriyle, inşallah, bu sıkıntılı süreci suhuletle atlatacağımıza inanıyorum.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, bir kez daha TürkAkım Projesinin ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu projenin mimarı olarak gördüğüm değerli dostum Sayın Putin’e ve heyetine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Sayın Vuçic ve Sayın Borisov’a heyecanımıza ortak oldukları için ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Rusya Devlet Başkanı Putin açılış töreninde konuştu. Putin’in açıklamalarından satır başları:

“TürkAkım projesi Güney Avrupa için de önemli bir gelişme. Rusya-Türkiye arasındaki işbirliği, engelleme çabalarına rağmen her alanda gelişiyor. Rus gazının (Türkiye üzerinden) Avrupa’ya sevk edilmesi bütün Avrupa ekonomisine tesir edecek. Bu bölgede gerginliğin artırılmasına yönelik eğilimler var. Türkiye ve Rusya ise bambaşka eğilim sergiliyor”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.