DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

İşin Devamlılığı

10.12.2019
67
A+
A-

Özellikle yeni bir işe başlarken herkes çok hevesli, istekli olur. Yeni bir işe başlamak, küçücük bir bebeği doğuracak olmanın verdiği mutluluk gibidir. Yeniliklere gebe hayatlarda hep dinmez bir heyecan, hep tükenmez bir enerji var olacakmış gibi gözükür. Evet bir şeye başlamak, yeni bir adım atmak gerçekten çok önemlidir ve çok değerlidir. Ayrıca herkesin de yapamayacağı, istese de o girişimci ruhu gösteremeyeceği bir şeydir. İşte bu tür girişimciler, böyle hevesler gördüğüm zaman aklıma bir tek soru gelir, ‘Acaba bu iş ne kadar sürecek?’

Çok net bir veri var ki elimizde çağımız tüketim çağı. Her şeyi harcayan insanlar olduk. Bizim için artık ‘stoksuz hayat’ söz konusu. Ne varsa elimizde çılgınlar gibi tüketiyoruz. İşte bu bağlamda dikkatimi çeken bir nokta var ki tükettiğimiz tek şey maddesel bağlılıklarımız değil. Heveslerimiz, isteklerimiz, heyecanlarımız da bu tüketim toplumunun bağımlılığından maalesef ki nasibini alıyor. ‘Çok istiyordum, çok hevesliydim ama olmadı, devamı gelmedi.’ türünden açıklamalar artık çok sık şahit olduğumuz konuşmalar oldu. Tabi bu tür bakış açıları ve aşırı tüketim isteğinin durdurulamaz genişlemesi bazı insanların işine de yarayabilir. Kimlerin mi? Tabi ki işlerini devam ettirebilenlerin. 

Çok zor ama olmayan bir meziyet değil, yapan yapıyor. İsteyen hevesini, heyecanını her daim diri tutabiliyor. İşte bunu başaran insanlar aslında toplum içinde ya da iş hayatında sivrilenler oluyorlar. Çünkü rekabetin yoğun olduğu bu çağda, özellikle de iş hayatında, birileri hep birilerinin üstünde olmanın peşinde. Oysa herkes işini düzgün yapsa konum, mevki dediğimiz kavramlar kendiliğinden kişilerin avuçları içine düşecekler ama işte alışmışız ya tüketmeye, her şeyin hızlı olmasına… ‘Olacak o, hemen olacak.’ kaygısı ile başlanıyor bir çok işe. Yeterli hız ya da hızlı sürüm elde edilmeyince de hevesler ciddi manada kaçmaya başlıyor. Tabi ki bunun da şöyle bir sonucu oluyor. Bir kesim pes ederken, bırakırken, istemezken, istikrarlı olup eline aldığı işi azim ile devam ettirenler parlamaya başlıyorlar. 

Bu her konuda böyledir. İşin devamlılığı için gösterilen azmin, çabanın kesinlikle geri dönüşü yine o iş için azim edene olacaktır. Başarı, işin ucunu bırakmayanların, pes etmeyenlerin elde edebileceği bir sonuçtur. Herkes bu insanlara ‘Taktın sen de bu işe.’ ‘Aman ne uğraştın, ne gerek var.’ gibi şeyler diyebilir ancak şunu unutmamalı ki, devamlılık yani süreklilik başarının hammaddesidir. Sizi bu konuda yargılayan insanlar genellikle bir işe gönül verememiş ise bu onların sorunudur. Doğru olan sizin yolunuzdur. Bunu asla unutmamak gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.