DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

İleri Görüşlü Olmak

16.05.2019
62
A+
A-

İleri görüşlü olmak aslında aynen yazıldığı gibi bugün size bir şey kazandırmayan ama gelecekte sizi kral ya da kraliçe yapacak olan bir yetenektir. Evet gerçekten bu, kişinin zekası ile harmanlanan, tecrübesi ile şekillenen ve herkesin sahip olamadığı bir yetenektir.
Buna sahip olmak, bulunulan an için bir karabasan etkisi yaratsa da, aslında gelecek için büyük bir yatırım ve ciddi bir kazanç kapısıdır. Karabasan etkisi dememin en büyük sebebi bütün ileri görüşlü insanların ortak kaderi olan ‘çevreleri tarafından anlaşılamama’ sıkıntısıdır. Bir insan eğer zaten ileri görüşlü ise çevresi tarafından anlaşılamayacağının gerçekten farkında olmalı ve yolunu buna göre çizmelidir. Adı üstünde ileri görüşlülük, yani günün ötesinde.

Bir söz vardır; kişi bilmediği şeyin düşmanıdır. En basit anlatımla, dünyamızda yetişen üstün yetenekli insanların, mucitlerin yaşadıklarına bakalım. Hepsinin yaşadıkları dönemde kendilerini ve yaptıkları şeyleri kabul ettirmek için ciddi çaba harcadıklarını ya da yaptıkları şeylerin bir türlü çevreleri veya toplum tarafından kabul edilmediklerini veya bir köşeye itildiklerini fark ederiz.
Zaten hayatın kanunu böyle gibi. Bu, çok değişime açık bir durum değil, çünkü insanlar çeşit çeşit ve her insan gerçekten böyle bir yeteneğe sahip olamaz. Zor, çok zor buna sahip olabilmek. Çevremize bir bakalım, bir sürü insan, bir sürü hayat, bir sürü deneyim sahibi var. Herkesin yaptığı davranış için kendini doğru gördüğü bir dönemde, bir de geleceğe dair öngörüleri ya da yatırımları olan kişilerin doğru görülebilme şansından bahsediyoruz. Ne kadar zor bir durum artık siz hesaplayın. Doğru görülmek bir yana bu kişiler birçok tepkiler alabilir, hatta dönem dönem toplum ve çevresi tarafından da dışlanabilir. Sonra zaman geçer belki aylar belki yıllar ve kişinin haklılığı ortaya çıktığı zaman hep aynı sözcükler yükselir; ‘Haklıymış bak bir bildiği varmış.’ ‘Aaa doğru söylemiş.’ gibi…

İşte bu aşamalarda eğer o ünlü ‘Ben bildim.’ ‘Ben demiştim.’ tarzı yaklaşımlardan kurtulamazsa kişi, işi gerçekten zor. Çünkü her haklı çıkışında kuracağı bu cümleler sonucunda insanlar, onun ne kadar ukala olduğu düşüncesine bile sahip olabileceklerdir. Oysa kişi haklıdır ve kimse demez, ‘Ya, evet sen bildin.’ ‘Doğru düşünmüşsün.’ ya da ‘Haklıymışsın.’ Yani ne olursa olsun, bir yaranamama durumu hep bir köşede durur.
İşte bu noktada artık kişinin kendi tercihlerine kalıyor bazı şeyler. Ya kendini saklayacak, fikrini, hislerini, isteklerini ya da göze alacak kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin. İki durumun artıları ve eksileri tabiki de kişinin kendi değerlendireceği bir durum. Ancak bana öyle geliyor ki kimin ne söylediğinin değil kimin ne yaptığının ya da da ya da da ne düşündüğünün önemli olduğu bu devirde bilgiyi, fikri ya da düşünceyi kişinin kendine saklaması aslında topluma olan bir ayıbıdır. Çünkü diğeri anlaşılmasa da, kişi yaptığından dolayı itham edilse de, zaman her zaman doğruları ve gerçekleri ortaya çıkarır. O yüzden benim gönlüm her zaman bu ileri görüşlü kişilerin, görüşlerini kendilerine saklamamasından yana. Dilerim saklamasınlar ve biz de onları kazanalım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.