DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Hızlı olmak

27.09.2019
73
A+
A-

Hayat akıyor. Hem de çok hızlı akıyor. Bu hız içinde kaybolmak istemeyen herkes kendi için çıkış yolları arıyor. Kimisi kaçıyor, kimisi susuyor, kimisi hayattan daha hızlı olabilmek için sürekli bir şeylerin peşinde koşuyor. Herkes hayatını kendi seçimi, kendi kuralları içinde yaşıyor. Tabi ki bu kurallara müdahale etmek ya da onlar hakkında yorum yapmak bana düşmez. Bu sebepten, sadece bu hızlı akan hayat içinde, işimizde karşımıza çıkabilecek ve çok hızlı değişebilecek olaylar doğrultusunda neler yapabiliriz ona değinmek istiyorum.
Bir kere iş hayatının hızlı akışına ayak uydurmak başka, hızlı giden iş hayatını gözlemlemek ve olaylara yerinde, zamanında müdahale etmek bambaşka şeylerdir. Hıza ayak uydurmak için gelişmek, ilerlemek zorundasınız. Benim burada değinmek istediğim nokta ise akıp giden süreçlere karşı olan hakimiyetiniz. Bir kere az önce belirttiğim gibi duruma hakim olabilmeniz çok mühim ve bunun için de ciddi bir gözlem yeteneğine sahip olmanız gerekiyor. Çünkü iş hayatında dengeler zanlar üstüne kurulamayacak kadar hassastır. Zaten çalışırken mutsuz olan insanların genel olarak sıkıntısı da budur; dengeleri zanlarına ve kendilerine göre değerlendirirler. Ancak iyi gözlem yeteneği olanlar süreçleri iyi analiz ederler ve neden sonuç ilişkisi içerisinde, olay ile çok da duygusal bir bağlantı kurmadan, durumu daha net analiz edebilirler. Durum analizi çok ama çok önemlidir. Bizi yönlendirir, karar almamızı ve ilerleyen günlerde yönümüzü doğru bir şekilde belirlememizi sağlar. Yaptığımız gözlemler sonrasında mutlaka ki veriler elde ederiz. Bunları elde ederken ya da değerlendirirken profesyonel destekler de alabiliriz. Bu tür destekler bizim yanılma payımızı da minimize eder ve gerçekten çok önemlidirler.

Peki sonra? İş sadece olayı çözümlemek ile bitmez, olayı da çözmeniz gerekir. Yine bu noktada yeni stratejiler oluşturabilir, destekler alabilirsiniz. Ama şu nettir ki çözümlediğiniz olayı çözmek için beklemek çok büyük bir stratejik hatadır. İşte bu noktada hayatın akışı kadar hızlı olmalısınız, seri düşünmeli ve hareket etmelisiniz. Bu nokta çok ince bir noktadır. Çünkü bu seviyeye geldiğiniz anda ciddi bir direnç ile karşılaşabilirsiniz. Problemi, sıkıntıyı yaratan insanlar asla ama asla çözüm istemezler. Çözümsüzlük onları besleyen bir kanaldır. Hatta işlerin sarpa sarması onlar için gayet ilgi çekici olabilir, bu negatiflikten beslenebilirler. İşte bu durumda hep sizi durdurmak isterler, çözümlerinizi beğenmezler, yaptığınızın yanlış olduğunu iddia ederler hatta sizi aceleci olmak ile suçlarlar. Böyle tavırlar görürseniz sakın ama sakın durmayın. Kapatın kulağınızı, içinize dönün ve süreci çözmeye devam edin. Ne derlerse, ne yaparlarsa yolumuzdan ayrılmayın, çözüm odaklı olmaktan vazgeçmeyin.

Unutmayın, yazının başında belirttiğimiz gibi hayat hızlı, zaman akıyor. Sizi zamanın gerisinde koymaya çalışan her şeye karşı direnin. Çünkü başarı çözüm odaklı olmaktan geçer. Sizin çözümünüzü beğenmeyenleri tanıyın. Onları da bilin, kimlermiş, neden bu kadar sizi manipüle etmek isterlermiş, onları da anlayın. Ama dediğim gibi durmayın. Çünkü bu hızlı akan hayatta olaylara hızlı müdahale edemeyenler kaybetmeye mahkumdurlar. Siz kazanan tarafta olun.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.