DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 5°C
Çok Bulutlu

Güven

20.06.2019
58
A+
A-

Yazılması ne kadar kolay, yaşanması ne kadar zor bir kelime. Altı üstü 5 harf, ama taşıdığı ağırlık dağlar kadar.
Hep dolaşan bir söz var; ‘Güven tek kullanımlıktır.’ derler. Ne kadar doğru. Eş, dost, arkadaş, iş… Hayatınızın her aşamasında ilmek ilmek örülmesi gereken, insanı zaman zaman zorlayan, bazen yoran, çok bambaşka bir duygu.

Ticari hayat için ele alacağım tabi ben bu güven meselesini. İyi satışçıların söyledikleri bir söz vardır; ‘Bir insanı iki kere kazıklayamazsın.’ derler. Evet aynen öyledir. Satışçı olarak düşünün, ürününüzü sattınız, tanıttınız ve insanlar aldılar, satışı yaptınız. İki alternatifiniz var, ya memnun kalacaklar ve sizinle yola devam edecekler ya da memnun kalmayacaklar, sizinle yola devam etmeyi gözden geçirecekler. İyi bir intibanız varsa ufak yanlışlıklar mutlaka ki tölere edilir ama karşı taraf da sizden o güven duygusunu alamamışsa, mutlaka ki ticari ilişkiniz sona erecektir. Sonuçta evet, bir insan iki kere kazıklanmak istemez. Bu durum satışı yapan kişi için de geçerlidir. İyi ilişkilere inanıp, güvenip ürünlerini satabilir kişi. Ama satışın tahsilatla kapanacağını bilen kişi, parasını alamazsa, karşısında sürekli bir bahane, bir atlatılma emaresi görürse, o güven duygusu zedelenirse, tabi ki de hiç umursamadan müşteriyi tölere etmeyi bırakabilir. Hakkıdır da, çünkü herkes emeğinin karşılığını bekler. Nasıl bir insan bir kere kazıklanabilirse, bir insanın iyi niyeti de bir yere kadar sömürülebilir.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Büyük umutlarla başladığınız bir iş düşünün. Emek verdiği, çalıştınız, maaş zamanı gelince, sizin maaşın ortada olmadığını düşünün. Ne kadar dayanırsınız? Evet işverenlerin zor zamanı olabilir, bu tabi ki de tölere edilebilir. Ama bu bir alışkanlıksa ve siz bunu fark etmişsiniz… Ne gerek var, neden olduğunuz yerde sağlam durasınız ki? İşveren açısından da örnekleyelim. Büyük umutlarla güvenip bir kişi ile yola çıktığınızı düşünün. Sonra o kişinin sürekli yanlışlar yaptığını ya da işe zamanında gelmeyip, hep bir şekilde işi aksattığını ya da zamanında işi bırakmadığını düşünün. İşveren ne kadar bu süreci devam ettirebilir? Sonuçta işverenin beklediği performansı alamaması bambaşka, anlaşılan şekilde kişinin iş yapmaması, güven kırıcı hareketlerde bulunması ise bambaşka.

Güven kavramı hayatımızın her noktasında karşımıza çıkan, bizim menfi veya münferit bir çok bilgi sağlamamıza neden olan, davranışlar sonucunda gelişen ya da yıkılan bir kavramdır. Gerçekten hedefi olan, düzgün iş yapmak isteyen, idealist insanlar bu kavramı mümkün oldukça terk etmemeye, hatta bu kavramı daha da geliştirmeye, kişilerin kendilerine olan güvenini pekiştirmeye çalışırlar çünkü akıllı insanlar bilirler ki ‘Güven cidden tek kullanımlıktır.’ Sadece kendi bakış açısından değil, kişinin kendisininde tek kullanımlık hakkı vardır. Ve akıllı insan buna göre hareket eder ki o tek hakkının getirilerini ve güzelliğini her an yaşasın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.