DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak

Fikir ve uygulama

09.05.2019
74
A+
A-

Fikir ve uygulama
Çağımız yeni fikirlerin çağı. Herkesin bir düşüncesi, herkesin parlak bir fikri var. Aslında insanlar biraz keşfedilmeyi bekliyorlar gibi. Atıl vaziyette bekleyen birçok zeka, yeni parlak fikirlere gebe. Belki de ellerine bir fırsat geçse gerçekten ülkeyi ya da da dünyayı değiştirebilecek potansiyele sahip birçok insan var.

Bir de madalyonun öbür yüzü var tabi ki, hepsi bu kadar değil. Hep düşünen, hep ürettiğini ve doğru fikirlere sahip olduğunu sanan ama aslında düşüncesinin çok yüksek katma değere sahip olmadığının farkında olmayan, sorulsa kendini gerçekten yaratıcı zanneden birçok fikir sahibi de bulunuyor.

Peki ne yapmak lazım? Ortada birçok fikir, birçok üreten, bir çok düşünen var. Bu fikir sahipleri, özellikle iyi fikir sahipleri kendilerini nasıl anlatabilirler ya da nasıl tanıtabilirler? En önemlisi atıl vaziyette duran fikirlerine nasıl uygulama alanı bulabilirler? Ülkemizdeki üretim kısırlığını düşünürsek, fikir sahibi olmaktan öte, uygulama yeteneği olan insanlar, aranan ve gerçekten ihtiyacımız olan bir durum.

Bir kere günümüzde iyi bir fikre sahip olmak da gerçekten büyük bir risk. Çünkü çok üreten insanın olmadığı ülkemizde, fikir sahiplerinin fikirlerinin, başkaları tarafından kullanılması çok olası bir durum. Kişiler, kendi fikirlerine uygulama alanı bulamadan, fikirlerini başka yerlerde görebilirler. O yüzden düşünen insanların öncelikle fikirlerini koruma altına almaları gerekiyor. Fikirleri hangi konuda ise gerek patent alarak, gerek fikirlerini kendilerine saklayarak korumaları yapılabilecek en doğru şey.

Sonrasında bu fikir sahiplerinin kendi fikirlerini doğru analiz etmesi lazım. Yani fikirleri nerede hayat bulacaksa o tarafa yönelmeleri lazım. Evet bu çok zor bir iş ve bu uygulamaya geçirme aşaması, fikir üretmekten daha zor bir aşama. Örneğin ticari fikri olan bir insanın kesinlikle kendisine doğru yatırımcıyı bulabilmesi lazım. Evet bu ülkede çok zor bir iş ama imkansız da değil. Ayrıca yabancı ülkelerde bu işi ciddi olarak yapan ve ciddi fikir arayan yatırımcılar var. Tabi bu bir beyin göçü sebebi olsa da üreten insanların heba olmaması için bir seçenek.

Eğer bu ülkede yapılamaz gelirse size, önünüze engeller konulursa, siz kendiniz girişimci olabilirsiniz ve bu fikrinizi geliştirebilirsiniz. Bu şekilde fikir sahiplerinin, fikirlerine uygulama alanı bulabilmeleri için kendilerinin girişimci olarak sahaya çıkması ise bir başka alternatif. Yatırımcı aramak yerine bu tarafa yönelmek, hem kişinin kendi gelişimi açısından hem de ülkeye ve üretime katkısı açısından çok daha güzel bir yol tabi ki. Her ne kadar girişimcilerin sürekli olarak hevesleri kırılsa da, yapabilecekleri için önlerine setler çekilse de, sonuçta yapabilmenin verdiği haz ve başarmanın verdiği mutluluk her şeyden önemli olur ve her şeyi unutturur. Bu yüzden benim gönlüm her zaman bu gelişkin zihinlerin kendilerinin sahada olmasıdır.

Üretici insanlar sadece mucit olarak değil, sanatçı olarak da anılsalar, maalesef üreten insana verilen düşük değer her konuda fikri olanlara bir kısıt getiriyor. Düşünmek bir çok kişiye zor gelse de, zihinsel olarak sürekli üreten insanların maalesef fikirlerine sahip çıkabilmeleri, üretim aşamalarından daha zor. Hele ki uygulamaya geçirme aşaması daha da zor ve yorucu. Ama bu zorluğu aşan kazanır, sivrilir. Kazanmak ve sivrilmek isteyen değerli fikir sahiplerinin hızlı şekilde harekete geçmesi lazımdır. Siz harekete geçin ki ki, üretin, büyüyün, gelişin. Siz gelişin ki ülke üretsin, büyüsün, gelişsin.

Unutmayın, herkesin kendini mucit sandığı bir ülkede yaşıyoruz. O yüzden üreten beyinlerin uygulamaya geçmeleri de sap ile samanın birbirinden ayrılması için aslında en muazzam yol.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.