DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Parçalı Bulutlu

Doğru Yerde Olduğunu Hissetmek

17.12.2019
71
A+
A-

Bir yere ‘ait olma’ duygusu aslında herkesin temelde istediği, kiminin ulaşabildiği, kiminin hep istediği ama ulaşamadığı, kimininse ulaşmaktan korktuğu garip bir duygudur. Herkesin mutluluğu aradığı bu modern çağda, bununla ilişkili bir çok düşünce var tabi ki. Aslında herkes ait olmayı da istemiyor, kimisi zaman zaman kaybolmak istese de benim burada değineceğim, kişilerin bu hislerini nasıl yönlendirdiği ve nasıl mutlu olduğundan öte, iş hayatında doğru yerde olduğunu hissetmemiz ya da bunu sorgulayabilmemiz.
Çok basit gibi dursa da çok karışık bir durum. Kim nasıl bulabilir doğruyu ve nasıl hissedebilir? Buna gerçekten karar vermek ve daha da önemlisi bundan emin olmak gerçekten de çok zor. Bana öyle geliyor ki, hayatımızda var olan ufak hisler, minik hazlar, küçük mutluluklar bizim bunu anlamamızı sağlayabilir. Basitçe örneklendirmeye çalışayım. Mesela sabah kalktınız, işe gideceksiniz, yapmanız gerekenleri unutarak sadece iki dakika düşünün. Bu rutin sizi yönlendirmeseydi eğer, işinize severek ve isteyerek mi giderdiniz? Yoksa ayaklarınız geri geri giderek ve ‘Aman yine gidiyoruz işte.’ diyerek mi giderdiniz? Ya da bulunduğunuz pozisyonu, ,ş yerinizde günlük yaptığınız işleri düşünün. İşinizi yaparken ne hissediyorsunuz? Başardım, başarayım, en güzelini ve iyisini yapayım duygusu ile mi ilerliyorsunuz yoksa saatimi doldurayım da rahat rahat evime gideyim, kurtulayım artık hızlıca bu yüklerden gidi düşünceler yumağı mı kafanızdan geçiyor? Çalışma ortamınızın bulunduğu yer sizi mutlu ediyor mu yoksa kendinizi kapana kısılmış gibi mi hissediyorsunuz?

Sorular ve cevapları çok basit. En önemlisi de cevaplar sizde. Tabi bu cevaplarla yüzleşmek de çok zor çünkü bir ömür boyu bize çalışmamız, para kazanmamız, geleceğimizi güvence altına almamız öğretildi. Bu kaygılar ile büyüdük, bunlara göre okul ve iş seçimimizi yaptık. Eminim ki çok kişi şunun farkına varmadı, bu kaygılar ile yolumuzu çizdik, hayatımızı şekillendirdik. Hatta kendi istekleri, hedefleri olan insanlara çok kez acıyarak baktık. O insanların bir geleceği olabileceğini göremedik çünkü bize öğretilen geleceğimizi şekillendirme bilgisi bambaşka idi. 

İşte bütün bu bilgileri cebinize koyarak bir düşünün. Ne yapmak istediniz ve şu anda ne yapıyorsunuz? Nereye ait olmak istediniz ve şu anda siz nereye ait oldunuz? Sorulara verdiğiniz cevaplar bir nevi kendi iç hesaplaşmanız olsa da şunu bilmeniz gerekir ki doğru yerde olduğunuzu anlamanızın tek yolu bu. Daha kolay bir yolu olsa inanın kendime de uygulardım ama tecrübe ile sabit ki yok. İnsan bazen canı yansa da hayatını masanın üstüne yatırmalı. Her seçimimiz doğru olmayabilir. İsteklerimiz zamanla değişebilir. Bunları ancak ve ancak kendimizi ve rutinimizi sorgulayarak bulabiliriz. 

Eğer sorulara net cevaplarınız varsa, ne olduğunuzdan, olmak istediğinizden emin bir şekilde yolunuzda gidiyorsanız, diyebileceğim tek şey var ki ‘Ne mutlu size.’ Çünkü dinamik bir hayatta ve dinamik bir bedende yaşayan insan kendini her daim mutlu ve ait hissediyorsa bundan güzeli olamaz. İşte merak edilen bitmeyen o içten gelen enerjinin temeli de budur. Doğru yerde olduğunu hissedenler, mutlu olmaya ve hep doğruları savunup onları yaşamaya devam ederler.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.