DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

Çok konuşan Satışçı Pazarlamacı

04.07.2019
62
A+
A-

Çok konuşan biri gördük mü çevremizde, hemen şunu deriz; ‘Aaaaa bu kişi iyi pazarlamacı olur.’ Peki gerçekler böyle mi yoksa bu görüş sadece bir yanılsamadan mı ibaret? Belki de neyi görmek istiyorsak onu görüyoruz. Bizim pazarlama ya da satış yapan kişi algımız sadece konuşan kişi üzerine. Yeter ki konuşsun, hemen ‘İyi satar bu.’ diyoruz. Evet

Çok konuşan biri gördük mü çevremizde, hemen şunu deriz; ‘Aaaaa bu kişi iyi pazarlamacı olur.’ Peki gerçekler böyle mi yoksa bu görüş sadece bir yanılsamadan mı ibaret?

Belki de neyi görmek istiyorsak onu görüyoruz. Bizim pazarlama ya da satış yapan kişi algımız sadece konuşan kişi üzerine. Yeter ki konuşsun, hemen ‘İyi satar bu.’ diyoruz.

Evet şu nokta çok doğru, satışın en önemli noktalarından biri gerçekten de konuşabilmektir. Düzgün konuşamayan kişi, ne kadar istese de ürününü iyi sunan bir insan olamaz. Yalnız biz işte bu noktada karıştırıyoruz, sanıyoruz ki kişi konuşmalı ama çok konuşmalı. Aslında kişinin çok konuşmasından öte dolu konuşmasıdır önemli olan. Nasıl mı? Bir kere pazarlamacı ya da satışçı ürününe ciddi manada hakim olmalıdır.

Yani karşısındaki insana ne sunuyorsa, o ürünü tam manası ile tanımalıdır. Ürünün iyi noktalarını da zayıf noktalarını da çok iyi bilmelidir. Karşısındaki insanın soracağı soruları eksiksiz ve tatmin edecek bir şekilde yanıtlamalıdır. Şimdi düşünün. Ürünü almaya niyetlendiniz, bir soru sordunuz, karşınızdaki insan size konuştu da konuştu ama sorunuza cevap alamadınız. Tatmin olur musunuz? Tabi ki de hayır.

Sadece bu değil tabi ki, konuşmaktan öte, aslında pazarlamayı ya da satışı yapan kişinin başka önemli bir meziyeti daha olmalıdır; dinlemelidir. Kişi iyi bir dinleyici olabilmelidir. Çünkü insanlar ürünlerden öte, ilk başta kişilere güvenirler. Karşısındaki insanın verdiği güven, alıcı açısından çok önemlidir. Tekrar kendi açınızdan düşünün. Bir kişiden ürün alacaksınız ama kişiye güvenemediniz bir türlü. Kişi konuşuyor ama boş buluyorsunuz, söyledikleri sizi tatmin etmiyor. İki dakika konuşuyorsunuz, hemen lafınızı kesip, ‘Abicim şöyle, ablacım böyle.’ ya da ‘Aman hanımefendi, yok öyle değil beyefendi.’ gibi başlıyor ve durmuyor. Ne yaparsınız? Valla sizi bilemem ama ben en kısa zamanda bu kişiden kurtulmaya çalışırım. Bir gitse de rahat etsem diye gözünün içine bakarım, hatta allem eder, kullem eder yollarım kendisini hızlı bir şekilde.

Aslında toplumun bu algılayışının sorumlusu da maalesef ki sektör içinde yer alan, iyi ve doğru duruş sergileyemeyen kişiler. O kadar çok gördük ya da görüyoruz ki böyle örnekler, ister istemez beynimize kazınıyor, hatta sanki kodlarımıza giriyor, yanlış yapılan şeyleri doğru gibi, doğru yapılan şeyleri yanlış gibi algılıyoruz. Bu yüzdendir ki, toplumun bu algısını değiştirmek yine iyi olanı bilerek, görerek ve iyi olanlara şans vererek ancak düzelebilir diye düşünüyorum. Dilerim ki, işini iyi yapan, düzgün insanlarla yollarımız kesişsin de, biz de güzel örnekleri görüp, bakışımızı ve algılayışımızı buna göre değiştirelim.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.