DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Başka işler

13.09.2019
68
A+
A-

Günümüz çalışma hayatı çok yoğun ve çok karmaşık. Herkes dünya telaşı içinde kayboluyor. Yoğunluk, yorgunluk tartışmasız çalışanların en büyük sorunu. Yalnız ne kadar yoğun, ne kadar yorgun olursak olalım ya dönem dönem ya da çoğunlukla hayata yetişemiyoruz. Hep bir şey eksik kalıyor. Eksik kalan şeyler maddiyata dayalı olduğunda ise insanlar işlerini, hayatlarını hatta kendilerini sorgulamaya başlıyorlar. Sorgulamalar beraberinde bir çok farklı duruşu getiriyor. Kimi iş değiştirmek istiyor, kimi eğitim kalitesini arttırmaya çalışıyor, kimi mevcut işinin yanında ek gelir arıyor. 
Son dönemde ‘başka işler’ herkes için çok popüler bir hal almaya başladı. Özellikle kısır döngüden kurtulmak isteyen birçok kişi kendine gelir yaratacak yeni bir kulvar arıyor.  Bu kulvarların içinde en mantıklı alanı satış sektörü olarak gören oldukça geniş bir kitle mevcut. Ev yapımı ürünlerin satışından, doğrudan satışa kadar çok geniş alanlar bu ek gelir kapısına giriyor. Gerçekten belli başlı konularda bilgileri, becerileri ve yetenekleri olan insanlar kendi yaptıkları ürünlerin satışlarından ciddi kazançlar elde edebiliyorlar. Tabi ki bu yetenek her zaman olduğu gibi satış ile sonuçlanmazsa, kişi cebine giren nakdi görmezse kendini başarılı göremez. Bu sebepten her girişimci kendine bir satış alanı arıyor. Sosyal medya, internet siteleri, ya da kapı kapı dolaşarak satış yapma hep alternatifler arasında. ‘Yeteneğim yok.’ ya da ‘Ben sadece satarım, onu bilirim.’ diyen ciddi bir girişimci kitlesi de mevcut. Bu kesimin genellikle ortak tercihi doğrudan satış sektörü oluyor. Kendilerine yakın gördükleri, memnun kaldıkları ürünlerin satışına başlıyorlar. Bu sektörde gerçekten güzel bir gelir kolu. Doğru firmada, doğru ürünlerle, iyi bir kar marjı ile yapılan işler tabi ki de kişilerin güzel kazançlar elde etmesini sağlıyor.

Çok korkulan, ama yapıldığında ve başarılı olunduğunda da ciddi kazançlar elde etmenizi sağlayan başka bir kol daha var; ağ pazarlama. Ülkemizde saadet zinciri olarak ünlenen, yıllardır oldukça kötü bir imaja sahip olan bu sektör aslında Amerika gibi gelişmiş ülkelerde ders olarak okutulan, inanılmaz etkili bir pazarlama ve kazanç yöntemi. Ben dahil olmak üzere bir çok kişi böyle bir iş yapıyor. Herkes çalışmasının ve ağının etkinliği kadar kazanç elde etmeye başlıyor. Ağ pazarlama elimize hızlı şekilde yüksek paraların geçeceği bir kazanç kapısı olmadığı için hızlı kazanmadığını ve başaramadığını düşünüp, bu işi bırakan bir çok kişi olabiliyor. Genellikle de o yüzden şöyle yorumlar yapılıyor bu sektör için; ‘Ben beceremiyorum.’ ‘Yaptım olmadı.’ Oysa ki sabır ve ciddi çalışma isteyen bu tür işler, uzun vadede, pes etmedikçe, kişiler ağlarını büyüttükçe çok güzel kazançların elde edileceği, inanılmaz etkili bir para kazanma hatta zengin olma yöntemi. Bu işin sizden istediği bazı şeyler var; çalışmak, düzenli ve istikrarlı hareket etmek, konfor alanından çıkmak, sürekli yeni kişilere ulaşabilmek, herkese işini anlatmak, ağını kurmak gibi… O sebepten vazgeçenin çok olduğu ama kazananın da ciddi işler yaptığı bir pazarlama yöntemidir. 

Peki bu başka işler hayatımızda ne değiştirir? Bir kere sizi çok yorar çünkü hayat hengamesi içinde yaptığınız bu ek seçim sizin zamanınızı alacağı ve konfor alanınızdan çıkmanıza neden olacağı için bir çok fedakarlık yapmanız gerekecektir. Eğer hayatınızdaki yapacağınız değişimler, sizin elde edecekleriniz yanında ödeyeceğiniz tatlı bedeller gibi gelirse, mutlaka ki bu işlere girin derim. Çünkü gençlik ve enerji zamanla azalan kavramlar. Bu günler her zaman gelmiyor, vakit varken hızlı değerlendirme yapıp, sektör içine girmeniz hayat kalitenizi ve gelirinizi ciddi biçimde arttıracaktır. Ama derseniz ben istemem bu bedelleri ödemeyi, bir durun düşünün derim. Çünkü sizin yapmadığınız bu fedakarlıkları başkaları yapmaya başlayacak ve başarı merdivenlerini hızlı bir şekilde tırmanacaklardır. Bir kaç sene sonra, arkanıza dönüp baktığınız zaman, siz aynı noktada iken, bu fedakarlıkları yapan insanların sizden çok daha iyi noktalarda, daha iyi kazançlarda, daha iyi hayatlarda olduğunu görebilirsiniz. Kendinizi bu noktada avutmak zor olur çünkü atı alan Üsküdarı çoktan geçmiştir. Belki de küçümsediğiniz ‘başka işler’ başka hayatları bambaşka noktolara getirebilir. O yüzden derim ki, ya durun mutlu olun ya da hareket edin kazanın. Ama neyi seçerseniz seçin, mutlu olun. Zaman sizin başka hayatlara özenmenize değil, kendi ayaklarınız üzerinde durup büyümenize önayak olsun.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.